30 Aralık 2014 Salı

russel ve bizim kardeşler : the water diviner

yönetmenliğini russel crowe'un yaptığı, aynı zamanda başrol olarak oynadığı, yanında ise türkiye'nin iki büyük ismi olan yılmaz erdoğan ve cem yılmaz'ın yer aldığı yeni bir film the water diviner - nam-ı diğer, son umut -. olaylar çanakkale'de geçiyor, savaşın ortasında. üç oğlunu savaşa göndermiş avusturalyalı bir baba'nın, eşine verdiği söz nedeniyle oğullarını aramasını izliyoruz. bizim komutanlar da bu babaya yardım ediyor film boyunca.

bir yabancı film olduğu için türkiye'yi ve çanakkale savaşı'nı bu kadar güzel anlatacağını düşünmüyordum. çünkü ne olursa olsun, ne kadar iyi çekilirse, yazılırsa yazılsın, çanakkale savaşında her zaman bir ruh vardır ve bu ruhu yabancıların anlaması çok zordur. bu yüzden fazla beklentim olmadan ve russel crowe ile yılmaz erdoğan'ın yan yana nasıl duracağını görmek için izledim bu filmi. evet, işin bir de cem yılmaz tarafı var fakat cem yılmaz'ı bu iki büyük sinemacının yanında pısırık kalacağını düşünüyordum ve düşündüğüm gibi de oldu. maalesef cem yılmaz bu filmi ortalama bir seviyeyle bitirirken, yılmaz erdoğan yine aldığı rolün hakkını vermiş.


film duyurulduğu tarihten itibaren zaten senaryosu ile beni büyülemişti. bana göre çok güzel düşünülmüş bir senaryo vardı, bir de işin içine çanakkale girince bir türk sinemaseverinin kaçırmayacağı bir film ortaya çıkmış. fakat nedense, savaş sahnelerini çok etkileyici bulmadım ben. hemen çekilsin ve bitsin tadında gibi geldi bana. bu tarz filmlerde savaş sahneleri çok daha etkileyici olur ve seyirciyi etkiler. fakat biz bu filmde daha çok oyunculuklara ve savaş dışında yaşanılan duygulara yoğunlaşıyoruz. tabii bu etkileyici olmama meselesini filmin giriş sahnesi dışında tutuyorum. giriş sahnesinde hangi milletten olursanız olun etkilenmemeniz imkansız diyebilirim.

türk milliyetçiliğine çok iyi çalışmış andrew knight ve andrew anastasios. zaman zaman tüm millete kafa tutan komutanları, bir toprak uğruna ölüme hiç korkmadan koşan askerleri görüyoruz. zaten bunları gerçekte de gördüğümüz için aslında yazması zor olmamalı fakat dediğim gibi, burada bir türk senaristten değil, yabancı senaristten bahsediyoruz. o yüzden bu ruhu bir yerinden yakalaması bile büyük bir başarı bence. ayrıca atatürk'ün ayarlarına benzer tarzda bir çok ayar vermeye şahit oluyoruz türk komutanları tarafından. her cümleye bir cevabımız, ve her cevabımızda susan bir karşı taraf görüyoruz. dediğim gibi, bu savaşta bunların hepsi yaşandığı için ben bunları yazma yeteneğine değil, gözlem yeteneğine bağlıyorum.

yabancı dilde oynamak biraz zordur. mimiklerinizi, el kol hareketlerinizi tam olarak oturtabilmeniz zaman alır. hem de bir sahnede türkçe konuşup, diğer sahnede gayet akıcı bir şekilde yabancı dile dönüyorsanız, istediğiniz kadar yüksek seviye yabancı dil de bilseniz bir yerde duraksayabilirsiniz. yılmaz erdoğan ve cem yılmaz bu işin hakkından çok güzel gelmiş. iki dili de çok hakim şekilde, mimikleri ve el hareketleriyle harmanlayarak önümüze sermişler. zaten dediğim gibi, yılmaz erdoğan gibi bir oyuncuyu nereye koysanız o role bürünüp oynuyor. komedi, dram, aksiyon, ne tarz isterseniz yılmaz erdoğan bu oyunculuğu size hakkıyla verecek bir oyuncu. fakat en başta da dediğim gibi, cem yılmaz, her şey güzel olacak filmi dışında biraz olsun komedi filmi dışında oyunculuk yapmaya çalıştığı anda çuvallıyor. tabii çuvallıyor dediğim de, türk sinemasının seviyesine baktığımız da öyle gözde büyütülecek bir çuvallama değil, fakat uluslararası sinemaya açıldığında işler biraz yolunda gitmeyebilir. yine de kendisini çok ama çok tebrik etmek istiyorum, bu tarz filmlerde cesaretinden hiç ödün vermeyerek elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor.

türk sinemaseveri olarak şu aralar durgun olan vizyon filmleri arasında kaçırmamanız gereken bir eser. dediğim gibi, ben çok büyük bir beklentiyle gitmedim fakat büyük beklentiyle gitseymişim de çok fazla hayal kırıklığına uğramazdım. siz de beklentilerinizi çok yüksek tutmayarak bu filme giderseniz, filmden çok iyi duygular ile ayrılabilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder