4 Ocak 2015 Pazar

en iyi yönetmen ödüllü : üç maymun

2008 yılı türkiye - fransa ve italya ortak yapımı, yönetmenliğini nuri bilge ceylan'ın üstlendiği bir film üç maymun. kişilerin karanlık dünyalarını ve küçük zaaflarını önümüze seren bu filmde, yavuz bingöl, hatice aslan ve ercan kesal'ı görüyoruz sahnede. eklemeden geçmek istemiyorum, filmi biraz beğenmeseydim, yavuz bingöl oynuyor diye asla izlemezdim ancak eski zamanlarda izlediğim için bu filmin yorumunu yapıyorum. altın palmiye için yarışan nuri bilge, bu film ile en iyi yönetmen ödülünü almıştır.

tıpkı bir zamanlar anadolu'da filminde dediğimiz gibi bu filmde bir görsel şölen. fakat bu sefer bir zamanlar anadolu'da filmine göre daha güzel kareler görüyoruz. muhteşem bir ton tutturulmuş filmde. tabi bu ton ile, ve nuri bilge ceylan'ın fotoğrafçılığı sayesinde fazlasıyla kaliteli kareler karşımıza çıkıyor. normal bir fotoğrafçının yakalayamayacağı binlerce pozun birleşimi gibi bir film. yağmur, tren ve ezan metaforlarıyla geçen bir film. kısacası nuri bilge'yi pek fazla tanımayanların bazı sahnelerde vermeye çalıştığı mesajı çözemeyeceklerini düşünüyorum. örneğin, en kritik kararlarda arka fonda duyduğumuz ezan sesi, nuri bilge için bir günah çıkarmayı sembolleştiriyor. bu tarz metaforları bilerek izlediğiniz zaman filmden çok daha fazla etkileniyorsunuz.


film bir babanın, maddi bir çıkar doğrultusunda bir suça boyun eğmesi ve patronu yerine hapse girmesiyle başlıyor. ardından bir domino taşı gibi geliyor hikaye. filmin ismine yakışır bir şekilde herkes üç maymun'u oynamaya başlıyor. zaaflar için, değerlerden vazgeçiliyor. acı ve sorumluluklardan kaçan karakterler, gerçekleri görmeme ve duymama seçeneğini seçerek yollarına devam ediyor. ve film bize, üç maymun'u oynamak, gerçeklerin ortadan kaldırıp, kaldırılamayacağını soruyor.

görüntü yönetmenine hiç bakmamıştım filmi izlerken, fakat gökhan tiryaki ismini görünce hiç şaşırmadım. nuri bilge ve gökhan birbirini çok iyi tamamlayan bir ikili. iklimler filmiyle birlikte çalışmaya başlayan bu ikili, bana göre bu film ile tavan yapmışlar. zaten arkasından bir zamanlar anadolu'da ve kış uykusu filminde de bu ikilinin birbiriyle çalışmaktan ne kadar zevk aldığını görebiliyoruz. filme ve sanata bakış açıları neredeyse aynı.

tabi bu filmin aslında nuri bilge ceylan için biraz önemli bir yeri olmalı. daha önceki filmlerde yakın çevresinden kişileri oyuncu yapmasına karşı bu filmde başka bir kadro ile yola çıkmış. oynayan isimlerin profesyonel olduğunu görüyoruz. özellikle hatice aslan'ın ve ahmet rıfat şungar'ın üst düzey oyunculuğuna şahit oluyoruz. filmin kamera arkasını izlerseniz, hatice aslan'ın ne kadar heyecanlı ve bu projede yer almaktan memnun olduğunu görebilirsiniz. diğer üçüncü isim olan yavuz bingöl hakkında hiç bir şey yazmak istemiyorum. zira kendisinin ismini duydukça bile artık tadım kaçıyor. o yüzden, bu yorumda objektif olmayı bir kenarıya bırakıp, bu ismin adını bir daha ağzıma almayacağım.

fotoğraf sinemacılığını ve nuri bilge ceylan'ı sevenlerin kaçırmayacağı bir film. böylesine güzel bir çekime bir de inanılmaz bir sosyoloji deneyi eklenince, hepimiz kendimizi görüyoruz aslında beyaz perdede. küçük zaaflarımız ve bilmediğimiz bir sistem içerisinde yaşama zorunluluğumuzun aslında ne kadar da mide bulandırıcı olduğunu anlıyoruz.


sen de sev ama sevilme.

aşk acısı çek ben gibi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder