10 Şubat 2015 Salı

!f izmir 2015 film tavsiyeleri

yazıma başlamadan önce if bağımsız film festivalinin izmir ayağında basın bölümünde bulunacağımı duyurmak istiyorum. böylesine güzel ve eğlenceli bir bölümde görev alma heyecanını bana yaşattığı için festival görevlilerine teşekkürlerimi sunuyorum. umarım hep birlikte güzel ve eğlenceli bir festival geçiririz. bir de unutmadan, izmir'de yapılacak etkinlik takvimine buradan ulaşabilirsiniz.

bu sene güzel filmler ile karşımıza geliyor if. istanbul programına göre kısıtlı bir programa sahibiz izmir sinemaseverleri olarak fakat bu kısıtlı programda izlenmesi gereken güzel filmler var. umarım katılım fazla olur ve gelecek sene daha geniş kapsamlı bir program ile festivali bekleriz.


plemya / kabile
festivalde izlenesi en zor filmlerden birisi. yalnızca sessizlik ve işaret dili ile aşk, nefret ve şiddet gibi duyguları anlamamızı bekleyen bir film. yönetmen myroslav slaboshpytskiy daha önceleri imzasını attığı bazı kısa filmlerde de aynı şekilde işlemişti konuyu. politik ve sert bir dile sahip olan kabile, sergey isminde bir öğrencinin okula başlamasıyla kirli işleri tanımasını anlatıyor. günlük hayatı, okul hayatının içinde anlatan ve duygusal açıdan oldukça zorlayan bu filmi 27 şubat günü 13.30 seansında izleyebiliriz.

gece yarısı sokakta tek başına bir kız / a girl walks home alone at night
ana lily amirpour'un uzun metrajlı ilk filmi. vampir bir kızın hayatını beyaz perdeye taşımış. açık sözlü olan, geceleri sokaklara korku salan bu kızı analiz etmeye zorlanacağımızı tahmin ediyorum. çünkü bu açık sözlülüğü ve yaşadığı duygulara bir taraftan baktığımızda haksız bir vampir görürken, diğer yanda ise gerçekleri konuşan ve aşkı yaşamak isteyen bir genç kızı görüyoruz. araş ile yaşanılan bir aşk var ortada. ve her zaman olduğu gibi, bu aşkta da tercihler ve seçenekler var. film sonuna kadar merak edeceğimiz tarzda seçeneklere sahip olan ve analize açık olan bu filmi 28 şubat günü gece 22.00 seansında izleyebiliriz.

prenses kaguya masalı / kaguyahime no monogatari
dünyada kendisine de bir yer olduğuna inanan kaguya'nın öyküsünü 78 yaşındaki yönetmen isao takahata üstlenmiş. üstelik bu animasyon filmi 14 senelik bir çalışmanın sonucu. kendisi hakkında pek okumamış olsam da, çok farklı ve başarılı bir hikaye ile karşımıza çıkacağından eminim. zaten hiç olmazsa, 14 senelik bir emeğin sonuçlarını görmek için izlemeliyiz. 1 mart günü gece saat 22.00 seansı ile bizlerle buluşacak bu filmi sizin kadar ben de merak ediyorum.

sessizliğin bakışı / the look of silence
yönetmenimiz belgeselci joshua oppenheimer. kendisi daha önce öldürme eylemi filmi ile karşımıza çıkmıştı. öldürme eylemi, endonezya'da yaşanan abd destekli komünist avında ve soykırımında yer alan katillern hikayelerini bizlere anlatıyordu. oppenheimer, bu filminde ise tamamiyle zıt bir taraftan bakmış konuya. bu sefer kamera karşısında kurbanlar var. ilk filmin çok sapıkça olan tartışmalarına yara bandı olacak kadar estetik bir film izleyeceğiz bu sefer. film, dünyanın tüm iyiliklerine gözlerini kapayan kişilerin gözlerini açmak için çaba gösteriyor. sessizliğin bakışı filmini 1 mart günü saat 15.30'da izleyebiliriz.

filmleri festival sırasında izlemek için daha önce hiç izlemedim. bu yüzden filmlere okuduğum kadarıyla hakimim. her hangi bir yanlışlık varsa, bana ulaşarak ya da bu yazıya yorum yaparak bildirebilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder